Sel felaketi: Kastamonu Bozkurt’da neden büyük yıkım yaşandı, yetkililer iddialar için ne diyor?

Batı Karadeniz’de sel felaketinden en fazla etkilenen yer, en çok can kaybının görüldüğü ve kayıp başvurusunun yapıldığı Kastamonu’nun Bozkurt ilçesi oldu. İlçenin neden bu kadar büyük bir yıkımla karşılaştığı konusunda çeşitli iddialar var. HES kapaklarının patladığı, tomrukların köprüleri tıkadığı ve felaketten kısa süre önce yapılan anonslarla halkın yanlış yönlendirildiği öne sürülüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bugün Bozkurt’a gitti, bölgede incelemelerde bulundu. Erdoğan’ın, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Koordinasyon toplantısına da katılması bekleniyor.

Erdoğan, Bozkurt’ta yaptığı konuşmasında, “Allah’ın izniyle bu afetleri de aşacağız. Ne gerekiyorsa devlet olarak elimizden geleni süratle yapıp, küllerimizden inşallah yeniden ayağa kalkacağız” dedi ve ekledi:

“Bu devlet hiçbir zaman çökmedi, yıkılmadı yine yıkılmayacağız ve süratle, en kısa zamanda bütün mağduriyetleri gidermenin gayreti içerisinde olacağız” diye konuştu.

Selin büyük yıkıma yol açtığı Bozkurt, Kastamonu’na bağlı, 5400 nüfuslu bir ilçe.

Yağış nedeniyle ilçe merkezinden geçen Ezine Çayı taştı. Çayın taşmasıyla birlikte meydana gelen selde, su seviyesi bazı bölgelerde 4 metreye kadar yükseldi. Araçlar sel sularında sürüklendi.

Bozkurt ilçe merkezi ise denizden iki kilometre içeride, Ezine Çayı’nın vadisine kurulmuş bir yerleşim.

Ezine Çayı’nın üzerinde kurulu iki Hidroelektrik Santrali (HES) bulunuyor. Bozkurt ilçesi yakınlarındaki Ebru Regülatörü ve HES’i. Berke Elektrik Üretim A.Ş. tarafından işletilen HES, Kastamonu’daki en büyük enerji santrali.

Felaketin ilçeye neden bu kadar büyük bir darbe vurduğuna dair çeşitli iddialar gündeme geldi. Bu iddialardan biri de HES baraj kapaklarının patlamasının felaketin boyutlarını büyüttüğü yönündeydi. Ancak Kastamonu Valiliği, Çarşamba günü Twitter hesabından yaptığı açıklamayla bu iddiayı yalanladı.

İçişleri Bakanı Soylu: Bir patlama söz konusu değil

HES kapaklarının patladığı iddiasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da yalanladı.

Soylu “Eğer orada herhangi bir hidroelektrik santrali varsa hemen ‘HES patladı’ deniliyor. Ben aynı şeyle Arhavi’de de karşılaşmıştım. Maalesef burada da karşılaştım. Arhavi’de karşılaştığımda gitmiş bakmıştım. Burada bakmak nasip olmadı. Teknik olarak böyle bir bilgim de yok ama DSİ Genel Müdürümüz, Enerji Bakanlığı’ndan sorumlu arkadaşlar vardı. Bir patlama söz konusu değil, çünkü patlayabilecek bir şey yok, böyle bir haznesi olan veya baraj tutulumu olan mekanizması yok buranın” dedi.

‘Tomruklar köprüleri tıkadı’

Sel sularının Bozkurt ilçesini ilk olarak vurduğu anda çekilen görüntüler bir başka iddiayı daha gündeme getirdi. Çünkü selin ilk anlarında bir köprünün altında tıkanan ağaç ve tomruk parçalarının barajlanma etkisi ile köprüyü tıkadığı ve sel sularının burada iyice kuvvetlenerek ilçeye yöneldiği görülüyordu.

İçişleri Bakanı Soylu da bu duruma dikkat çekti.

Soylu “Burada bir köprü var. Yukardan aşağı gelen tomruklar köprü önünde barajlama yapıyor. Ondan sonra hem sağa hem sola ciddi bir şekilde şehrin içerisine akım oluyor. O rüsubat ve tomruk böyle bir sürecin oluşmasına sebebiyet veriyor” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç da tomrukların köprüleri tıkamasına dikkat çekti.

Ali Öztunç “Yukarıda vadinin başına bir tomruk deposu kurmuşlar. O gelen tomruklar aşağı inmiş ve köprüleri tıkamış. Köprüler doğal baraj görevi görmüş, bir anda patlamış ve şehir bu hale gelmiş” dedi.

Öztunç, “Bozkurt’taki felakette HES’in etkisinin çok büyük olduğu” iddiasını da tekrarladı.

Sel felaketi sırasında, birçok kişi binalarda mahsur kaldı. Ezine Çayı kenarında bulunan 8 katlı Ölçer Apartmanı çöktü. Yanında bulunan iki binada ise büyük hasar oluştu.

‘Bize evi boşalttırmadılar, araçlarınızı alın dediler’

Çöken Ölçer Apartmanı’ndayken sel sularında kaybolanlar arasında, yaz tatili için anneleriyle İstanbul’dan babanne ve dedelerini ziyarete gelen 12 yaşıhdaki ikizler Ecrin ve İclal Yücel de vardı.

Arzu Yücel belediyeden yapılan “Araçlarınızı çayın kenarından kaldırın” anonsu üzerine, aracını çekmek için apartmandan çıkması sayesinde kurtuldu.

Yücel çifti açıklamalarında, felaketin hemen öncesinde yanlış yönlendirildiklerini söylediler ve ilçedeki yanlış yapılaşmaya dikkat çektiler.

Arzu Yücel, Demirören Haber Ajansı’na (DHA) yaptığı açıklamada, “5’inci katta oturuyorduk. Yaz tatili için geldik buraya. Bize evi boşalttırmadılar. 11.30’da belediyenin arabası geldi, anons ettiler. ‘Çay taşabilir’ dendi. Dışarı çıktım. 12.00’de çay taştı. Akşam 17.30’a kadar dışarıda bekledim. Çocuklarıma el salladım, balkondalardı, bize bakıyordu, el sallıyorduk. ‘Bina yeni, çökmez’ dediler” ifadelerini kullandı.

Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Telefonla konuştuk, bana balkondan el salladılar; ‘Anne biz iyiyiz, merak etmeyin, kendinize bakın’ dediler. Her şeyleri gördü gözlerim. Hiçbir şeyler yapamadık biz. Bize ‘Arabaları yükseğe çıkarın’ dediler, ‘Canlarınızı, evlatlarınızı kurtarın’ demediler. 5 dakika içinde ben onların hepsini alırdım”.

‘Bu inşaatlara neden izin veriliyor’

Baba Ramazan Yücel de DHA’ya yaşananları şöyle anlattı:

“Sel felaketi öncesinden burada anons yapıyorlar ‘Dere kenarındaki araçlarınızı buradan kaldırın’ diye. Eşim aracını dere kenarından kaldırıp arka sokağa park ettikten sonra derede ciddi anlamda su birikintisi geliyor ve eşim binaya giremiyor. Karşı binanın merdivenlerinden sadece çocuklarımı balkondan izlemekle kalıyor. Annem, babam ve çocuklarım dışarı çıkamıyor, eşim de binaya giremiyor.”

“Bunlar bina yıkılana kadar bu şekilde binada mahsur kaldılar. Ne bir yardım ne kurtarma, kimseler yardım etmedi. Bina yıkıldıktan sonra helikopter geliyor. Havada uçuş yapıyor. Bizim binamız 3 yıllık bir bina. ‘Yeni bina, yıkılmaz’ dediler. Bu inşaatlara nasıl izin veriliyor? 3 yıllık bir bina nasıl bu hale geliyor? Neden ‘arabanızı alın’ deniyor da binaları boşaltın’ denmiyor.

HDP: HES’le ilgili vahim iddialar derhal aydınlatılmalı

Öte yandan Halkların Demokratik Partisi (HDP), Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Karadeniz’de tam bir yıkım yaşanıdığı, yaşanan felaketin boyutunun topluma yansıtılandan çok daha büyük olduğu vurgulandı, “İktidarın sorumluluğu sadece bütün bu felaketler karşısındaki beceriksizliğinden, krizi yönetememesinden kaynaklanmıyor. İktidar onlarca yıldır yürüttüğü rantçı ve doğa düşmanı politikalarla bugün yaşanan ekolojik felaketlerin bizzat sorumlusudur” denildi.

HDP ayrıca Kastamonu Bozkurt’taki HES’le ilgili iddiaların vahim olduğuna dikkat çekti:

“Valilik tarafından inkar edilmiş olsa da AKP tarafından 2008 yılında yapımına onay verilen ve 2016 yılında işletmeye açılan Ezine Çayı üzerine kurulu Ebru Regülatörü ve HES’in patladığı ve yaklaşık 10 bin nüfuslu Bozkurt’u sular altında bırakarak felaketin boyutunu büyüttüğü yönündeki iddialar vahimdir. Herhangi bir şüpheye mahal vermeden kamuoyunun bu konuda derhal aydınlatılması gerekmektedir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir